24 Kasım 2012 Cumartesi

24 Kasım Öğretmenler Günü


24 Kasım Öğretmenler Günü

    Yazıya başlarken ilk önce Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Beşiktaş tribünlerinden Optik Başkan’ın öğretmenler gününü ve tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarım.
    Bugünün acı tarafı ise benim gibi binlerce öğretmenin işsiz evde oturmasıdır. Öğretmeniz ama öğrencilerimiz yok. Bugünü kutlamak gelmiyor içimizden. Devletin yaptığı sınava göre biz yetersisiz ancak şu anda ücretli öğretmenlik için başvursak %90ımız hemen işe başlar. Hani biz yetersizdik ? Yetersiz diyorsan neden ücretli köle olarak işe alıyorsun ? Bizler ücretli öğretmenliğe karşıyken lise-üniversite bitiren herkes ücretli öğretmen olabiliyor. Nerede küçükken bize öğretilen öğretmenlik mesleğinin kutsallığı ? Sistem yüzünden buna uyan kişileri eleştirmiyorum ama “hayvan yetiştiriciliği” bölümünden mezunu da ücretli öğretmen yaparak ne anlatılmak isteniyor ? Öğretmen açığı yoksa bu kadar ücretli öğretmen neden var ? Bir lafım da ataması yapılmayan öğretmenler hakkında bilgisizce konuşanlara! Devlet atıyormuş çalışıp atansalarmış diyenlere! Dilerim ki senin çocuğun derslerine öğretmenlikle alakası olmayan kişiler girer ve sonucu görürsün ! 1 sınav ve 1 gün toplam 4,5 saat süre bütün geleceğin ona bağlı sonuçta hüsranla biterse ömründen 1 yıl çalınıyor. Ve o 1 yılda bırak ayları günler, saatler geçmek bilmiyor.
    Yazacak daha çok şey var da bu kadar yeter. Unutmadan ataması yapılmayan öğretmenlerden Şafak Öğretmenim ve bulutların arasına yükselen 36 öğretmenim sizin de öğretmenler gününü kutlu olsun.


 Öğretmenler öğrencisiz, öğrenciler eğitimsiz kalmasın !

22 Kasım 2012 Perşembe

Sultanı Öldürmek - Ahmet Ümit


                                                            Sultanı Öldürmek        

      Ahmet Ümit’ten yine sürükleyici ve güzel bir roman. Eğer Ahmet Ümit’in başka eserlerini de okumuşsanız bunu da okuyun ya da okumamışsanız bu eserden başlayabilirsiniz.
  Normalde eser başından itibaren tanıtılmaya başlanır ama ben sondan başlayayım. Eserin sonunda, yararlanılan kaynaklar kısmında onlarca kitap ismi var. Belki de bu kadar kaynağı bir tez yazarken bile kullanmayanlar vardır.
    Romanı okumaya başladığınızda ilk 50 sayfada biraz sıkılabilirsiniz ama sonra elinizden bırakamayıp bitirmeye çalışıyorsunuz. Romandaki karakterlerden Müştak ve Nüzhet isimleri az duyduğumuz isimlerden ve bence sözlükteki anlamlarına bakın ve aralarındaki aşkı biraz daha iyi anlamış olursunuz. Ahmet Ümit‘in bazı romanlarında olduğu gibi yine Başkomiser Nevzat, Ali Komiser ve Zeynep komiser de yer alıyor.
       Romanın başında Nüzhet öldürülüyor ve roman boyunca katilin kim olduğu bulunmaya çalışıyor. Sayfalar ilerledikçe romana dahil olan her karaktere “acaba katil bu mu?” diyeceksiniz. Ancak sonuna geldiğinizde tam “hadi ya” derken “hadi be “ deyip  bitireceksiniz.
    Yazının başında birçok kaynaktan yararlanıldığını yazmıştım. Peki neden ? Roman sadece cinayeti ve katilin bulmaya çalışılmasını anlatmıyor. Aynı zamanda İstanbul’un fethini, fethi öncesi her iki taraftaki hazırlıklarını, Fatih ve ailesi hakkında bilgilere ulaşacaksınız. Yıllardır sadece İstanbul 1453 yılında fethedildiğini biliriz ama daha ayrıntılı bilgiye sahip değilizdir. Bu romanla birlikte çeşitli bilgilere sahip olacaksınız. Tarihi bilgiler ve romanın konusu çok iyi bir şekilde işlenerek okuyucuya sunulmuş.
     Daha fazla detaya girmeden bir an önce “Sultanı Öldürmek” adlı romanı alıp okumanızı öneririm.
    Roman ile biraz ilgisiz olacak ama bazen zihnimde hayali masalar oluştururum ve sandalyelere istediğim kişileri  oturturum. Bu masalardan birinde Ahmet Ümit ve Sunay Akın’ın olmasını isterdim. Onlar durmadan anlatsın, çeşitli bilgiler versin siz dinleyin ama böyle bir şey olamayacağı için tek çare kitaplarını alıp okumak ve televizyondaki programlarını izlemek.

Mehmet Başaran

                                          Mehmet Başaran Armağan Kitap

   Böyle bir blog açtıysam ustanın kitabıyla başlamadan olmaz. Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği'nin her yıl 24 Kasım'da verdiği Mustafa Necati Öğretmenlik Onur Ödülü 2010 yılında sayın Mehmet Başaran'a verildi. Ve onun adına bir armağan kitap oluşturuldu. Bu kitap ustanın, benim gibi okurları için bir başucu kitabıdır. Mehmet Başaran'ın bir çok eserini okumama rağmen bu kitap farklıdır. Her eserinden bir şeyler içermektedir.
    Kitabın içinde Başaran ile söyleşiler, dostlarının Başaran için yazdıklarını, ailesinin yazdıklarını, öğrencilerinin yazdıklarını, Başaran'ın şiirlerinden ve yazılarından örnekler ve Başaran'ın hayatından seçilmiş birbirinden güzel fotoğraflar bulacaksınız.

     Mehmet Başaran bir köy enstitü çıkışlı öğretmen, eğitmen, yazar, şairdir. Köy enstitüsünde öğrenciyken yazı ve şiirleri çeşitli dergilerde yayınlanmıştır. Köy enstitülü olmasından dolayı, hayatı boyunca başına bir çok olay gelmiştir. Bu olaylara eserlerinde ayrıntılı olarak anlatıyor. Mesela askerlikte yaşadıklarını "Memetçik Memed" adlı eserinde bulabilirsiniz. Ama bir çok olaylarla ve engellemelerle karşılaşmasına rağmen hep dik durmuş, yıkılmamıştır.
     Usta için yazacak daha çok şey var ama bu kitap için şimdilik bu kadar yeter. Diğer kitaplarını yazarken de usta hakkında yazacaklarım olacaktır.
    Şiirleri bölüp içinden sadece bir bölümünü almak olmaz ama Başaran'ın "Sorgucular" isimli şiirinden kendime ilke edindiğim bölümü paylaşmadan olmaz.
 
                  Kimliğim mi ? Türkiye dedi
                  Doğumum mu ? 17 Nisan
                 Sorun beni Bedrettin'den, Yunus'tan
                 Karacaoğlan emmimdir
                 Dedem Pir Sultan
                 Yolum Tonguç'un yolu...

    Sevgili Mehmet Başaran ustaya saygılarımı sunarak yazıyı bitiriyorum.
         

  

13 Kasım 2012 Salı

Merhaba


                                                     
                                                            MERHABA

    Merhaba sanal alemin sanal olmayan kullanıcıları. Herkesin yazıp, söz söylediği yerde bizim de yazacak bir şeylerimiz, söyleyecek sözümüz vardır, yıllardır mürekkep yalamışlığımız, kitapların sayfalarında kayboluşumuz  boşa gitmesin diye böyle bir blog sitesi açmaya karar verdim.
     Bu blogta okuduğum kitapları tanıtacağım. Kitapların özetlemeyeceğim! Eserin kahramanları hakkında bilgiler verip, olayları kısa kısa geçip beğendiğim noktalara değineceğim. Belki bazılarınız bu tanıtımlardan yola çıkarak o kitabı okumaya karar verir ya da o kitabı okuduysa yorum yapar. Tabi arada beğendiğim şiirleri paylaşmadan olmaz.
     Hedefim 10 günde 1 yeni bir kitabı tanıtmak. Bu hedefi tutturursam çok güzel olacak. Hadi rast gele !